Claude Makélélé, futbolda defansif orta saha rolünün evriminde önemli bir figür olarak tarihe geçmiştir. Üç farklı ülkede lig şampiyonluğu kazanan ve Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu da yaşayan Fransız oyuncu, Chelsea formasıyla bir kez FIFPRO Erkekler Dünya 11’ine seçilmiş, ama uluslararası arenada en büyük kupayı kıl payı kaçırmıştır. Ancak, Makélélé, başarısızlıklarıyla değil, oyun tarzı ve başarılarıyla hatırlanır. Bu yazı, onun Premier Lig’de defansif orta saha rolünü nasıl yeniden şekillendirdiğini ve bu pozisyonun bugünkü haline nasıl dönüşümüne odaklanacaktır.

ERKEN YAŞAM VE FUTBOLUN İLK YILLARI
Makélélé, 18 Şubat 1973’te Zaire’nin (şimdiki Demokratik Kongo Cumhuriyeti) Kinşasa şehrinde doğmuştur. Ailesiyle birlikte dört yaşında Paris’in bir banliyösüne taşınarak Fransız vatandaşlığına geçmiş ve uluslararası arenada Fransa’yı temsil etmeyi seçmiştir. Babası André-Joseph de futbolcudur ve Kongo’yu uluslararası arenada temsil etmiştir. Genç yaşta futbola ilgisi artan Makélélé, 15 yaşında Sporting Melun-Dammarie’ye transfer olmuştur ve burada bir yıl sonra Stade Brestois’a geçmiş, buradaki çabalarıyla dikkatleri üzerine çekmiştir. Stade Brestois’tan sonra Nantes’a transfer olmuş ve 18 yaşında profesyonel futbol kariyerine başlamıştır.
Makélélé, futbol kariyerine kanat oyuncusu olarak başlamıştır. 1.75 metre boyunda, çevik ve hızlı olan oyuncu, top kontrolü ve pas verme becerisiyle öne çıkmıştır. Bu dönemde Nantes ile 1994-95 sezonunda Ligue 1 şampiyonluğu yaşamış ve takımını Şampiyonlar Ligi’nde yarı finale taşımıştır. Nantes, Juventus’a karşı şampiyonluk şansını kaybetmiş olsa da, bu deneyim Makélélé’nin gelişimine önemli katkı sağlamıştır. Bir yıl sonra, Marsilya’ya transfer olan Makélélé burada bir sezon geçirmiş ve takımının UEFA Kupası’nda finale yükselmesine katkı sağlamıştır. Ancak, finalde sahada yer almamıştır.

DEFANSİF ORTA SAHA ROLÜNE GEÇİŞ
Makélélé’nin kariyerindeki en büyük dönüşüm, kanat oyunculuğundan defansif orta saha oyunculuğuna geçiş yaptığı Celta Vigo’da yaşanmıştır. Artık hücuma yönelik bir oyuncu olmaktan ziyade, topu kazanıp rakip atakları engellemeye odaklanmıştı. Bu yeni pozisyonda, Makélélé’nin oyun okuma yeteneği, fiziksel dayanıklılığı ve rakip oyuncuları marke etme becerisi önemli bir rol oynamıştır. Celta Vigo’da başarılı olamasa da, Makélélé’nin yetenekleri, İspanyol kulüpleri tarafından fark edilmiştir. 2000 yılında, Real Madrid, Makélélé için 14 milyon Euro’luk bir bonservis bedeliyle transfer teklifinde bulunmuş ve Celta Vigo, oyuncusunu satmaya karar vermiştir. Bu, Makélélé’nin kariyerinde önemli bir dönüm noktası olmuştur.
REAL MADRID VE GALÁCTICO DÖNEMİ
Real Madrid’de Makélélé, Galácticos sisteminin önemli bir parçası olmuştur. Görevi, atak yapan yıldız futbolculara top dağıtmak ve savunmayı engellemektir. Zidane, Figo ve Raúl gibi büyük oyuncuların savunmada yetersiz kaldığı anlarda, Makélélé sahneye çıkmış ve oyun sistemine büyük katkı sağlamıştır. Orta sahadaki en derin oyuncu olarak, savunmadan top alıp hızlı paslarla hücumu başlatmış, Real Madrid’in La Liga şampiyonluğunu kazandığı 2001 sezonunda ve ertesi yıl Şampiyonlar Ligi’ni kazandığı sezonda kilit rol oynamıştır. Fernando Hierro, Makélélé hakkında, “Claude’un bir tür armağanı var; yıllarca takımın en iyi oyuncusu oldu ama kimse onu fark etmedi” diyerek, onun takım içindeki önemini vurgulamıştır. Ancak, kulüp onun maaşını artırmayı reddedince, Makélélé 2003 yılında Real Madrid’den ayrılarak Chelsea’ye transfer olmuştur.

CHELSEA VE “MAKÉLÉLÉ ROLÜ”
Chelsea’de, Makélélé’nin oyun tarzı José Mourinho ile zirveye ulaşmıştır. Claudio Ranieri’nin döneminde de etkili olan Makélélé, Mourinho’nun 4-3-3 sistemine adapte olmuş ve burada “Makélélé Rolü” adını alacak bir taktiksel düzenin temel taşı olmuştur. Makélélé, iki hücum oyuncusunun arkasında çapa oyuncusu olarak görev yapmış, rakiplerin klasik 4-4-2 sistemine karşı hem defansif hem de ofansif geçişlerde Chelsea’ye avantaj sağlamıştır. Bu oyun tarzı, futbol literatürüne “Makélélé Rolü” olarak geçmiş, ve takım arkadaşlarının boş alan yaratmasına olanak tanımıştır. Chelsea, Makélélé’nin liderliğinde, 2004-05 sezonunda Premier Lig’i 95 puanla şampiyon tamamlamış, sadece 15 gol yemiştir.

Mourinho’nun ikinci sezonunda Chelsea, yine büyük bir başarı yakalamış ve yalnızca beş maç kaybetmiştir. Ancak zamanla rakipler, Makélélé’yi kilitlemeye başlayarak onun oyun üzerindeki etkisini azaltmıştır. 2007-08 sezonunda, Makélélé eski formunu geri kazanmış ve Chelsea, Şampiyonlar Ligi finaline yükselmiştir. Ancak, Manchester United’a karşı penaltılarda kaybederek ikinci olmuşlardır. Bu, Makélélé’nin Premier Lig’deki son sezonu olmuştur.
PARIS SAINT-GERMAIN VE FUTBOLCULUK KARİYERİNİN SONU
Kariyerinin sonlarına doğru, Makélélé, Fransa’ya geri dönme kararı almış ve PSG ile sözleşme imzalamıştır. Chelsea’nin onu serbest bırakmasının ardından, Makélélé son üç sezonunu futbola olan tutkusuyla geçirmiştir. PSG bu dönemde büyük başarılar elde edememiş olsa da, Makélélé sahadaki liderliğiyle takıma rehberlik etmiştir. 2010-11 sezonunda PSG, Coupe de France şampiyonluğunu kazanmış ve Makélélé futbolu burada sonlandırmıştır.

BIRAKTIĞI MİRAS
Makélélé’nin kariyeri, futbol dünyasına bıraktığı kalıcı mirasla unutulmazdır. O, defansif orta saha oyuncusunun rolünü yeniden tanımlamış, pozisyon disiplinine dayalı oyun anlayışıyla futbolun geleceğine yön vermiştir. Makélélé’nin saha içindeki liderliği ve takım oyununa katkıları, onu modern futbolun en önemli figürlerinden biri yapmıştır.

+ There are no comments
Add yours