Spread the love

Carlos Henrique Raposo, Brezilya’nın Rio de Janeiro şehrinde 2 Nisan 1963’te doğdu ve kendisini futbol dünyasında “Kaiser” olarak tanıttı. Raposo, profesyonel futbolcu olarak hiçbir zaman gerçek bir maçta oynamamış olmasına rağmen, futbolculuk kariyerinde çok sayıda kulüpte kısa süreli kontratlar imzalayarak uzun yıllar boyunca lüks bir yaşam sürdü. Kaiser, yeteneğinden ziyade karizması, cazibesi ve büyük bir planı sayesinde futbol dünyasında dikkat çekmiş bir isim oldu. Birçok futbolseverin gözünde ise bu dolandırıcılık uzun süreli bir kahramanlık öyküsü gibi algılandı.

Kaiser’in futbol kariyeri, Brezilya’daki ünlü kulüplerin altyapılarında başlamış olsa da, gerçek futbol kariyeri asla başlamadı. Henüz 16 yaşındayken Flamengo’nun genç takımına transfer olan Kaiser, burada daha fazla gelişim gösteremedi ve kulüp tarafından serbest bırakıldı. Ancak Kaiser, futboldan tamamen kopmak yerine farklı bir yol izlemeye karar verdi. Ünlü futbolcularla tanışmak ve onların hayatını yaşamak isteyen Kaiser, yavaş yavaş kariyerini sahte bir futbolcu olarak sürdürmeye başladı. Bir gün, Grêmio’nun yıldız oyuncusu Renato Gaucho ile karıştırılan Kaiser, bu yanlış kimlikten faydalanarak futbol dünyasında tanınmaya başladı.

Kaiser, Renato’nun stilini benimseyerek, kendisini bu ünlü futbolcu olarak tanıtmaya başladı. Birçok kişi onu gerçek Renato olarak tanıdı ve bu sahtekarlık sayesinde kulüp ve barlarda ünlülerin ayrıcalıklarından yararlandı. Ancak Kaiser’in bu kimlik hırsızlığı, bir gün gerçek Renato ile karşılaşmasıyla ortaya çıktı. İki kişi tanıştı ve ilginç bir şekilde Renato, Kaiser’e kızmak yerine ona arkadaşça yaklaştı. Gerçek Renato, Kaiser’in bu yalanına ses çıkarmadı ve Kaiser de kendi hayalini kurmaya devam etti.

Kaiser, bu olaydan sonra “Kaiser” adını alarak yeni bir kimlik oluşturdu. Bu ismi, Fransız futbolunun efsane ismi Franz Beckenbauer’a benzeterek kendisini bu büyük futbolcu ile ilişkilendirdi. Ancak Kaiser’in gerçek adı ve hikayesi bambaşkaydı; adı ve lakabı, bir arkadaşının onu bir bira şişesine benzetmesinden kaynaklanıyordu. Bu yeni kimlikle kulüplerin kapılarını çalmaya ve kısa süreli sözleşmeler imzalamaya devam etti. Kaiser, futbol sahasında yetenekli olmasa da, insanları ve kulüpleri ikna etme konusunda müthiş bir yeteneğe sahipti.

Bir kulüple sözleşme imzaladıktan sonra, Kaiser genellikle fiziksel eksiklikleri gerekçe göstererek sahada yer almazdı. Antrenmanlarda gerçek futbol yeteneklerini göstermez, bunun yerine çeşitli sakatlık bahanesiyle zaman geçirirdi. Örneğin, hamstring sakatlığı bahanesiyle maça çıkmak istemezdi, çünkü o dönemde bu tür sakatlıklar kolayca doğrulanamazdı. Ayrıca, doktorlardan sahte raporlar alarak kendisini hastaymış gibi gösterir, kulüplerin dikkatini başka yöne çekmeyi başarırdı. Kaiser’in bu şekilde yalanlarına devam etmesi, futbol dünyasında bir efsane haline gelmesini sağladı.

Kaiser’in yalanlarını destekleyen bir başka strateji de gazetecilerle ilişkiler kurmak oldu. Onlarla dostane ilişkiler geliştirerek, kendisinin hakkında olumlu haberler çıkmasını sağladı. Ayrıca, Avrupa kulüpleriyle transfer görüşmeleri yaptığını iddia etmek için pahalı sahte telefonlar aldı ve gazeteciler aracılığıyla bu bilgileri yayımlattı. Bu sahte haberler, Kaiser’in hikayesini daha da inandırıcı hale getirdi ve yeni kulüplerle sözleşmeler imzalamasına olanak tanıdı.

Kaiser’in sahtekarlıkla dolu futbol kariyerinin ilk kurbanlarından biri, eski kulübü Botafogo oldu. Burada, dilini geliştirmiş gibi göstererek İngilizce konuşuyormuş gibi yaparak zaman kazandı. Ancak bir kulüp doktoru, Kaiser’in anlamsız konuştuğunu fark ederek onu ifşa etti. Kaiser, o dönemde futbolculuk hayatını devam ettirmek için sürekli yeni bir kulübe gitmek zorundaydı. Flamengo’ya döndü ve burada da aynı numaraları kullanarak, bir süre boyunca futbolcu maaşı almayı başardı.

Kaiser, futbol kariyerini şekillendiren en büyük yalanlarından birini, Copa Libertadores’i kazanan Independiente kulübünde oynadığını iddia etmekle yaptı. Ancak bu yalanı kimse doğrulamadı ve zamanla futbol dünyasında daha fazla kulüp tarafından fark edilmeye başlandı. Ancak her yeni kulüple anlaştığında, Kaiser yeniden farklı bir hikaye ve referanslar sunarak bu yalanı devam ettirmeyi başardı. Meksika’daki Puebla kulübünde oynamadığını, fakat burada çok etkileyici bir oyuncu olarak tanındığını anlatıyordu.

Bir gün, Kaiser’in en büyük hayali Avrupa’ya transfer olmaktı. Bu fırsat, Fransız Ligue 2 takımlarından Ajaccio’dan geldi. Ancak bu transferin gerçekliği de şüpheliydi. Ajaccio kulübü, Kaiser’i tanıttı ancak Kaiser bu süre zarfında Fransa’da hiç bulunmamıştı. Ajaccio taraftarları Kaiser’i izlerken, onun becerilerini görmek istediler. Ancak Kaiser bu durumu da atlatmayı başardı ve topları taraftarlara doğru tekmeleyerek onları memnun etti. Bu hareketi sayesinde, Kaiser birkaç aylık maaşı garantileyerek, Fransa’daki sözleşmesini devam ettirdi.

Son olarak, Kaiser’in kariyeri Bangu kulübünde devam etti. Burada, daha önceki yalanlarının birçoğu ifşa oldu, ancak Kaiser’in meşhur “sakatlık” numarası, onun sürekliliğini sağlamaya devam etti. Bangu’nun sahibi Castor De Andrade, Kaiser’in bir maçta oynamasını istediğinde, Kaiser en ünlü planını devreye soktu. Tribünlerden geriye doğru koştuktan sonra, seyirciyle kavga çıkardı ve böylece takımın forveti oyundan atıldı. Bu olay, Kaiser’in Bangu’dan ayrılmasına ve altı aylık maaş artışı almasına neden oldu.

Kaiser’in futbol dünyasında uyguladığı dolandırıcılık ve etik dışı davranışları uzun bir süre sürdü. Ancak nihayetinde kariyerinin sonlarına yaklaşırken, eski aldatmacaları ifşa oldu ve Kaiser’in meşhur hikayesi son buldu. Ancak o, bir dönemin en ilginç futbol figürlerinden biri olarak hafızalarda kaldı.

Şunlar da hoşunuza gidebilir

+ There are no comments

Add yours